Bakma insanların mutlu göründüklerine;
Dışı eli yakar, içi kendini birçoğunun,
Derdi mi yok ki; insanoğlunun?
Kimi elli, kimi elsiz,
Kimi kollu, kimi kolsuz,
Kimi ayaklı, kimi ayaksız,
Kimi gözlü, kimi gözsüz.
Bir beni sorma, anam-babam…
Ben sensizim yıllardan bu yana,
Onlardan çok daha beter olmalıyım ki;
Pişman olmuşum
Doğduğuma.
Bir senim olsaydı da, başka hiçbir şeyim olmasaydı;
Ne bıkar usanırdım yaşantıdan,
Ne sızlanır dururdum kaderimden.,
Vururdum kara başımı kara taşlara icabında,
Razı olurdum başıma gelenlere
Ve şükreder dururdum Tanrı ‘nın verdiği
Nimetlere.
Bir Halil İbrahim bereketi olurdu aşımda-ekmeğimde,
Cümle meleklerin tuzu varmış gibi yemeğimde,
Bir yıkılası kulübe,
Bir yırtık hasır.
Bana hasır Acem Halısı gibi gelirdi,
Kulübe de
Kasır.
Sen neden gereksinesin ki bunlara?
İplik iplik sarmamışsın ki; makaralara ayrılıkları,
Dokumamışsın ki; kara kara tezgahlarda karasevdayı,
Sen, tıpkı bir değirmentaşı gibi
Üstüme yıkıp gitmişsin
Dünyayı.
(Hikmet BARLIOĞLU (1933-2003) 'nun
SON GÜNEŞ isimli Serbest Şiirler 'inden > 91-92/100)
Kayıt Tarihi : 29.5.2005 13:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!