Tâze dökülen şerbet gibi; sımsıcak yapıştın dudaklarıma,
Ağdaların; Asır'lık bekleyişin, kesif tadını bırakıyor...
Yıllarca patlamamış volkan mîsâli,
Pervâsız ısırışlarından, kanıma lavlar akıyor
Avını görmüş tazıyı andıran, kan bürümüş gözlerin;
Ürkütücü şehvetinin, muazzâm iştâhıyla bakıyor
Saçlarımı yerinden sökercesine kavrarken ellerin;
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Peri kızı bana çok şey anımsatıyor..Şiir güzel..Tebrkler Usta...
oysa ben ikinci bölümü daha çok beğendim desem...hatta bayıldım desem..'sana muhtaçlığımı semadanmı izledin'...'gençliğim yağmalandı sen şimdimi özledin'..bu sözler....ianılmaz lezzetli...ve dağlar kadar ağır...
sizi keşfetmem...niye bu kadar geç oldu...kendi kendime kızıyorum...
Şiirin ilk bölümü size yakışır güzellikte. Nedense ikinci bölüm biraz aceleye gelmiş zorlamalardan oluşmuş.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta