PERDELER KAPALIYKEN BİR ÜLKE YANAR
Bir çocuk taş taşıyor cebinde,
Ağırlığı yaşından büyük.
Gökyüzü alçalmış,
Bombalar yıldız niyetine yağıyor.
Biz uzaktayız.
Haritalarda kan akmıyor çünkü.
Ekranlar kapanınca
Toprak da susuyor sanıyoruz.
Bir anne, enkazdan saat çıkarıyor,
Zaman durmuş orada.
Bizim saatlerimiz çalışıyor hâlâ
Ama hiçbiri oraya bakmıyor.
Birileri üflüyor ateşe,
Biz “imtihan” diyoruz,
Birileri çocuk gömüyor toprağa,
Biz “dua”ya sığınıyoruz.
Oysa dua,
Eller kirliyken göğe kaldırılmazdı eskiden.
Oysa sabır,
Zulme kol kanat germek değildi.
Gündüz var,
Ama ümmet gözlerini kapatmış.
Gece yok,
Ama vicdanlar uyuyor.
Bir kurtarıcı bekleniyor uzaktan,
Oysa kurtuluş
Aynaya bakınca başlayacaktı.
Saf tutulmadı,
Çünkü saflar bozulalı çok oldu.
Nefes tutuldu,
Çünkü konuşmak bedel ister.
Filistin yanıyor,
Biz külün soğumasını izliyoruz.
Ve tarih soracak bir gün:
“Bu yangında
Kim su taşıdı,
Kim perde kapattı?”
İstanbul, 01.01.2026
Muhammed Bozbey
Kayıt Tarihi : 1.1.2026 14:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şehirde herkes perdeleri kapattı. Güneş çok parlak diye değil; duman görünmesin diye. Bir evde, televizyon sessizdeydi. Ekranda yıkılan bir ev, elde kalan bir ayakkabı… Adam kumandayı masaya bıraktı, “Kalbim kaldırmıyor,” dedi. Kadın başını salladı, çay koydu. Saat ilerledi, akşam oldu; içleri rahatladı. Görmedikleri şey, yanmadı sanıldı. Sokakta bir çocuk durdu, elinde bir kova. “Su var mı?” diye sordu. Kimse açmadı kapıyı. Kovadaki su buharlaştı, çocuk büyüdü; kovayı yere bıraktı. Gece olunca perdeler aralandı. Alevler uzaktan bile görünüyordu. Adam fısıldadı: “Bir kurtarıcı gelir.” Cevap gelmedi. Çünkü yangın, suyu beklemişti; perdeyi değil.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!