Mâzinin çeken esrârı sarınca teni,
Gizemli bir ses çağırır Peradan beni.
Ben düşerim, gönül düşer aşkla yollara,
Can ürperir, ruhum koşar şiir kollara.
Aynalardan gülümseyen âşinâ yüzler,
O loş, yüksek salonlarda geçmişi özler.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




pera/beyoğlu üzerine yazmaua çalıştığım onlarca dize ve o bölgenin benim dokunulmaz istanbul'um içinde aldığı yerden dolayı biraz da...çok sevdim şiiri, saygılar...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta