Bir pencere, bakmaya
Bir pencere, duymaya
Bir pencere yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi
Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan.
Yalnızlığın küçücük ellerini
Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla
Dolduran bir pencere
Alsancak garı'na devrildiler
Gece garın saati bela çiçeği
Hiçbir şeyin farkında değildiler
Kalleş bir titreme aldı erkeği
Elleri yırtılmıştı kelepçeliydiler
Çantasını karısı taşıyordu
Devamını Oku
Gece garın saati bela çiçeği
Hiçbir şeyin farkında değildiler
Kalleş bir titreme aldı erkeği
Elleri yırtılmıştı kelepçeliydiler
Çantasını karısı taşıyordu




Pencere, Ortadoğu’nun örtülü, özellikle ’dişil’ yüreğini yansımış - derdine ışık tutmuş. Çeviri de gayet ilginç. “...Işte öylesine boy atmış ki ceviz fidanı / Anlatabilir artık genç yapraklarına tüm bir duvarı....” Müthiş ve muazzam bir mecaz sergisi! Allah rahmet eylesin. Emeğine sağlık.
valla okumadim.. dorduncu dizeye.. kadar.. yabanci oldugu icin okudum..
yerli olsa ikinci dize de birakirdim..
dorduncu dizeye kadar afakanlar basti..
ilerisin de altin dag bagisliyormus onun olsun degmez..
bende yanlis olmaz.. o vasif yok.. bilmem kac enverusta bitirmis bilmem nece odul almis.. bilmem sunlari sunlari yazmis.. fos.. iki kurus etmez bir yazi.. saygilar..
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta