Yaşamın ulu çınarı dillendi
Anlamamıştı kimse inatla
Kavak yellerine kapılmış sürüklenirken zamanda
Çam ormanlarının kokusu
Gökleraşırı parfüm,
Meşe hışırtıları serenad olmuştu
Rüzgarın sıkıştırdığı bulutlara
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



