Peki Anam Peki Bacım

Yerliköy Bizimköy
114

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Peki Anam Peki Bacım

Gobeller siz bilmezsiniz de..
Bu anlatacaklarımı ben de bilmiyorum işin açığı.. Rahmetli Abdurrahman Amcamın, Rahmetli Mehmet Amcamın anlatımından alıyorum buraya.

Eskiden dağa oduna, ağaç kesmeye giderlermiş. Bizim çocukluğumuzda yoktu bu. Dorukseki’nin daha yukarılarına, Çerkeş’in, Akpınar'ın hizalarına kadar giderlermiş. Kağnıyla ne getirebilirlerse işte.
Dedem rahmetli iki çift kağnıyla gitmiş. Yanında daha tıfıl çocuk olan Abdurrahman Amcamla. Yol arkadaşı olarak da Coruk’la gubaşmışlar.
Sabah tanyeri ağarırken çıkıyorlar, öğleden sonra ancak varıyorlar. Kağnı bile olsa belli bir yerden öteye gitmiyor. Yol yok, iz yok ormanda. Kağnının ulaşabildiği yere kadar kestiklerini taşıyacaklar, gece de orada kalarak bir iki günde yükü hazırlayacaklar, gene erkenden yola çıkacaklar ki akşama köye kavuşabilsinler. Çünkü dolu yükle köye dönmek daha da zor.
Dere-tepe, taş-kaya başlıyorlar kesmeye. Dedem kesiyor, Abdurrahman Amcam elinden geldiğince yardım ediyor. Coruk biraz aralıklı çalışıyor. Orman dediğin dere tepe. Düz bür yer değil ki verep mi verep. Derken Dedem Rahmetli dengesini kaybedip düşüyor. Kafasını bir taşa çarpıyor. Elini atıyor al kan. “Abd’aman, yetiş Abd’aman” diyor feryat figan (Dedem Abd’aman derdi) . Amcam koşuyor çaresiz..
- Oğlum bak bakalım kafama ‘Kırık mı, yarık mı, delik mi..? ’
Ne desin Amcam, aklı başından gidiyor, ufacık çocuk.
- Delik, diyor.
Dedem başlıyor ağıda, “Eyvah ocağım söndü, eyvah çocuklarım yetim kaldı, eyvahlar olsun bittim beeennn…"
- Çabuk Coruğu çağır gelsin, beni evime yetiştirin evimde öleyim bari, çabuukkk..
Amcam koşuyor çağırıyor Coruğu. Bakıyor Coruk biraz kanamış. Kanı siliyor, “Lan Osman bunda bi şey yok, sadece yüzülmüş” diyor. Kafayı sarıyorlar mendille.
Başlıyor Dedem duaya “Şükürler olsun Yarabbim beni çocuklarıma bağışladın, şükürler olsun Allah'ım ölümden döndürdün, Yarabbi şükürler olsunnn..”
Dedemin keyfi kaçıyor bir kere.
Yarım yamalak yükü tamamlıyorlar, düşüyorlar yola.
Dorukseki’nin oralarda daha önceden kağnıların geçerek kestirme yol haline getirdiği bir tarlaya giriyorlar ki nereden çıktığını anlamadıkları bir kadın peyda oluyor. Cadı mı cadı, cazgır mı cazgır..
Dikiliyor kağnıların önüne. “Ağzına sıçtığımın köpekleri burası yol muuu? Buradan geçe geçe tarlamı yol yaptınızzz. Ekinimi saçgımı mahvettinizzz..! ”. “Dönün geri, diyor, dönün ya değilse ağzınıza.ıçarım, dönün yoldan gidinnn”
- Peki anam, peki bacım, diyor Dedem. Dönüp yoldan geçiyorlar.
“Peki anam, peki bacım, peki anam, peki bacım.” Dilinde tekerleme köye geliyorlar. Yeter Ebem rahmetli karşılıyor başı sarılı, perperişan Dedemi. “N'oldu herif, ne bu halin, hele bi sakin ol” diyor.
“Peki anam, peki bacım.”
“Peki anam, peki bacım.”
Diyor habire Dedem..
Mekanları cennet olsun..

Suat Zobu
.

Yerliköy Bizimköy
Kayıt Tarihi : 10.8.2019 13:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Yerliköy Bizimköy