maaşımı alınca gittim hemen pazara
uğratmadan cüzdanı kem gözlüye nazara
borçları düşünerek vazgeçmeden kazara
ne çare ki kendimi zengin vatandaş sandım
dolaştım tezgahları varlığımdan utandım
domates şaha kalkmış eziyor tezgahları
dolmabiber patlıcan bestelemiş ahları
marul maydonoz roka yok etmiş günahları
esnaflar bağırıyor "pazar yeri çıldırmış!"
yetkililer habersiz canı candan yıldırmış
kiraz kira peşinde göz kırpıyor kurduna
dayak yemiş kayısı hasret kalmış yurduna
çilekler kanatlanmış dönüp bakmaz ardına
mısırlar esen yelle saçını savuruyor
papaz yafta giyinmiş bakanı kavuruyor
yaz diye sevinmiştik hepsi boşaymış meğer
maaşımız erirken pazarda artmış değer
sebebimiz kim olur açken ölürsek eğer
avakadoyu muzu ananası unuttuk
toprağımız diyerek kuru soğanı tuttuk
aslın yeşil fasulye inci misin mübarek
torba dolu çıkmaya kırk kutu para gerek
pazarın kenarından yan yan bakıp geçerek
kaderimiz diyerek tuttuk yolunu evin
kimler dua eder ki huzuru bul ve sevin
ne yapalım şimdi biz hayattan mı bezelim
yabani ot sökmeye dağları mı gezelim
çorba kaynatmak için taşları mı ezelim
her şeye katlanırız emekliyiz nihayet
terörist derler bize edemeyiz şikayet.
Kayıt Tarihi : 17.9.2019 19:01:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!