Evet gene Pazar sohbetimize kaldığımız yerden devam edelim.Yavuz evlenmeden gitmemekte kararlı,Türkiyeyi bilmediği için dışarı da çıkmıyor akşama kadar sigara içip oturuyor,gerçi saygılı çocuk ama? Oğlum Muratın kolu çok derin,
yandığı için onuda gün aşırı pansumana götürüyoruz Annem çok üzgün ama eşimi
suçluyor.-Sobanın üstünde çay kalk iç diyorum tamam diyor kalkmıyor çocukta kaşla göz arasında bobanın kapağını telle açmaya kalkmış çaydanlık ta koluna
döküldü kazağını çıkartmadan soğuk suya tutsaydık,akıl edemedik tabi etleri de sıyrıldı diyor.Neyse yavuza gölcükten
bir kız bulduk mahalle terzimiz meryem
ablanın köylüsü,hem istedik hem yüzük taktık ikiside bir birisini pek beğendi.
Nikah işlemleri ve alış veriş için kız Anne annesiyle meryem ablalara geldi ama ben hergün ayaklarım davul gibi şiş
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Geçmişteki hüzünlü anıların beni de üzüyor..
Öyle özledim ki senin hem güldüren hem düşündüren Nasrettin Ana şiirlerini..
Hadi bir gayret et belkide yaparsın ha:)
Sevgimle öpüyorum
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta