Usandı gözlerim gördüğüm şeyden,
Tiksindim yalancı ağadan beyden,
Doğru söyleyenler kovulur köyden,
İnsanlar yalanın peşinde koşar.
Açlıkta gizlidir görünmez hile,
Pavlov iti gibi koşarız zile,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Saygı değer hocam.
Mükemmel bir şiir okudum taşı tam gediğine koymuşsunuz Tebrik ediyorum.Saygı ve selamlarımla. Tam puan listemde
İsmail Öğretmenim;
Kısaca yazmaya çalışacağım...:
Ülkemizde yaşanan bunca rezaletin 'bir tanesi' gelişmiş bir ülkede, mesela Almanya'da, İngiltere'de, Fransa'da, Japonya'da yaşansaydı; yer yerinden oynardı!
Ortada ne hükümet kalırdı, ne başbakan, ne de cumhurbaşkanı!
Ama biz, 'gelişmemiş', kültürel ve ahlaki seviyesi düşük bir ülkeyiz, kim ne derse desin.......!
Bizim gibi ülkelerde tepkinin 'tırmanabilmesi' için, 'AÇLIK VE YOKSULLUKLA SONUÇLANAN' bir kriz ortamının doğması gerekiyor... Yani, illa bir ucu bize dokunmalı!
Korkarım o noktaya gelene kadar satılmadık hiç bir şeyimiz kalmayacak. Atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmiş olacak......
Kutlarım şiiri ve yerinden yazan değerli şahsınızı Öğretmenim...
Sağırozan der ki; sudan sebepten,
Edebin düşmanı olduk biz hepten,
İbret almıyoruz kutsal kitaptan,
İnsanlar çalanın peşinde koşar.
Her degerin ters yuz oldugu gunumuzde cok guzel deginmissiniz, tebrikler. Saygilarimla, Suayip Resadoglu
yüreğinize Sağlık .... İç Sesiniz, Yürekten Gelen Saf Hâliyle vücut bulmuş, mısralarda..ismail kardeşim kutluyorum..++.
Üzüm yiyen hırsız sormaz bağını,
Doğru yıkamıyor günah dağını,
Her köşe çıkarcı şeytan yığını,
İnsanlar talanın peşinde koşar.
________ Yüreğinize sağlık İsmail bey..
Kuvvetli kaleminiz daim olsun .Saygılar.. ++
evet Ozanım Yine harikulade aynı minval üzre kaleme alınmış kutlarım muhabbetle tam puan
olağanüstü güzellikte, kurgusu mükemmel, örgüsü harika
tamamen gerçek ve günceli kalbinden yakalamış
müstesna dizelerdi...kutluyorum tüm kalbimle...saygılar.
Kocaman tebrik...selam ile..
Dengesi bozulmuş dünyanın- insanın ayarı kaçmış- herkes bir tuhaf herkes şaşmış- almış başını bir bencillik çıkarcılık aç gözlülük yürümüş gider- konuyu bir kez daha sizin şiirnizle yenilemek iyi oldu- yüreğine sağlık- kutlarım..
Üzüm yiyen hırsız sormaz bağını,
Doğru yıkamıyor günah dağını,
Her köşe çıkarcı şeytan yığını,
İnsanlar talanın peşinde koşar. -- Hocam ozanlar ne diyorsa denilen söz o şiir o , her biri bir birinden harika dörtlükler akıcı sözler yağlı kursun gibi kutluyorum saygılar sunuyorum .
Bu şiir ile ilgili 33 tane yorum bulunmakta