Gözlerin, unutulmuş bir handaki aynalı avlu,
Yüzümde bir yangın bıraktı her bakışın.
Kalbime o gün kar yağdı, sustu kelimelerim,
Her suskunluğun, alnıma yazılmış bir fermandı sanki.
Gençliğimi bir sokak lambasının ipine astım o gece,
Son tramvayın raylarında senin adın çınlarken.
Zarif bir semai gibi süzülüp gittin bu şehirden,
Bense güftesi kayıp bir şarkıydım, sağır kaldırımlarda.
Hayallerimi anamdan kalma seccadeye sardım,
Düşlerimi oyalı bir yazma gibi bağladım başıma.
İçimin kapısına babamın suskun bakışını mühür vurdum,
Anladım ki kader, nargileden süzülen bir duman: döner, dağılır, yiter.
Şimdi öfkem, beton minarelerden yükselen bir ezan,
Ve ruhum, çatılara sığınmış, yolu kayıp bir turna sürüsü.
Uzaklarda kaybolan göçün izinde, sessiz bir özlem taşıyor,
Ama ne tuhaf, rüyalarımın göğü hâlâ bulutsuz
ve başıboş uçurtmalarla dolu.
Kayıt Tarihi : 14.6.2025 15:28:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!