Ferhat Dede, kuşçunun öğütlediği kadar bekleyemedi ve haftasının üstüne kafesin üst kapısını dışarıya ve yandaki alt kapısını da geriye açtı.
- Bu bir dünya kuralıdır. Diyordu. Giden gelir, gelen döner, içerideki dışarı çıkmak ve dışarıdaki içeri girmek ister. Bu da çıkmak isteyecek, çıkabildikten sonra dönecektir.
Boşuna beklediler: Parmak Çocuk çıkmadı, fakat çıkabilmek için kendisine bir kapı-pencere arayıp durdu.
Perişan Nine umutsuzdu:
- Kafes teller içinde ve tellerin tümü birbirinin tıpkısı. Telsiz kapıları nasıl bulabilir ki?
Ferhat Dede işi kolaylaştırabilmek için:
- Parmak Çocuk, bak, buralar kapı, buralar açık, buralardan çıkabilirsin. Diyerek telsiz açıklıklardan içeri birkaç kere parmak sokup çıkardıysa da sonuç alamadı.
Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin
Devamını Oku
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta