Dünyadan büyük, küçücük omuzlardaki yük.
Bir umut taşır valizler, boyundan büyük.
Bir yanda hayat kavgası ,
Bir yanda gurbet sancısı.
Geceler soğuk, sessiz ve karanlık .
Üşüdüm, üstümü örtsene anne *
Seni arar gözlerim, uyanınca her sabah.
Sabahlar öksüz burada anne.
Umutla doldurulmuş tıka basa valizler,
Meğer dünyalar sığarmış o valizlere...
şiştikçe şişer.
Yola azık ; Börekler, çörekler...
Anneler doldurur, istemesenizde mecburi poşetler.
Tatilden tatile gidiş gelişler ,
Telaşla beklenen otobüsler.
Tarifsizdir eve dönüşün heyecanı,
Sabırsızlıkla bekler anneler.
Bir başka sevinç yaşanır geri dönüşlerde,
Her anıya ortaktır koğuş arkadaşları.
Her şey tek renk, tek tip
İstila etmiş her yeri gri.
Kapısı kapanmayan paslı demirbaş dolaplar,
Gıcırdayan iki katlı demir ranzalar gri,
Duvarlar bile gri...
Pembeyi özledim anne.
Manzarasız içe dönük odalar.
Boğuluyorum anne. Yaşlanıyor içimdeki çocuk. Nerede benim uçurtmam anne?
Sahi ben ne zaman çocuk olmuştum*
Kaç okşama bekler saçlarımdaki özlem?
Ah ! neden benim gözlerimde gecedir?
Dağlarına bunca güneş doğarken*
Yıllar ne çabuk geçiyor geceye inat .
Ne çabuk büyüdüm ben anne?
Nerede benim çocuk ellerim?
Bez bebeklerim, üç tekerlekli bisikletim hani?
Bir gurbet türküsüdür leyli meccani.
HALDUN ŞİŞMAN
*Özer ŞENAY
*Fürüzan
*Aydan YALÇIN
Kayıt Tarihi : 11.2.2020 21:07:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!