Bir şarkı çalınır, bir şeyler gelir geçer ağırdan,
dökülür geçmişten:
Bir zamanlar sırtımızda parkalar,
ayağımızda bol bağcıklı postallarımız,
bir nefes kalan ucundan tüten dumanıyla,
bakardık bu dağlara.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




/ Bir Paradoks
Bir şarkı çalınır
Bir şeyler gelir geçer ağırdan
Suzinak makamında,
Dökülür durur geçmişten
Bu dağlara,
Bir zamanlar sırtımızda parkalar,
Ayağımızda bol bağcıklı postallarımız
Bir nefes kalan sigaramızın ucunda tüten dumanıyla,
Bakardık çok uzaklardan.
Şimdi bu dağlarda
Biz varız.
Sırtımızda mavi tulumlarımız
Başımızı ak baretlerimizle siper etmişiz Güneş’e
Ağzımızda aynı türkü
Bakarak çok uzaklara
Bu dağlardan.
Alevler sarmalasın
Işıksız vadilerimiz,
Aydınlıklarla kaplansın istiyorduk.
Az kaldı
Çevrimine Suyun.
Işıklar,
Nerdeyse parladı parlayacak!
Sol döşümüzün altında aynı yaranın sancısı
Değişmeyen,
Aynı sevdadan dökülen coşkularını,
Karıştırır durur birbirine.
Düşünsen bir,
Hangisi hangisinden
Çıkacak aslında?
Eğer ışıklar parıldayacaksa
Geriye kalan,
Bir yanılgı mıdır?
Bu paradoksun,
Çözülmesi zor
Zamana meydan okuyan çıkrığında.
Tebrikler...
güzel şiir.
Işık, su, ateş, dağlar ve paradoks. Yaşamın temel öğeleri ve temel çelişkileri. Ne güzel yazıyorsunuz. Tebrikler
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta