Yem yeşil tepeleri, mas mavi bulutları.
Bağlarında yeşerir, sevdanın umutları
Biri ak biri kara, bal tadında dutları
-Kızıl renk şimşek çakar, Paliva nın tepesi
-Beni bana ağlatır, kemençesinin sesi
Salkım söğüt gibidir, çağlayan dereleri.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Emeğinize, yürek sesinize sağlık üstadım. Değerli kaleminizden anlamlı ve güzel bir şiir okudum. Her dörtlük ayrı güzel her satırı ayrı değerde harikalar dökülmüş kaleminizden. Kaleminiz daim olsun. Selamlar
Bir gözlem ya da yaşanmışlığın türküye dönüşmüş sesi...
Kaleminize sağlık sayın İbrahim Kurt...
Şiiri okuduğumda altındaki isme bakmadan Hikmet Bey' in kaleminden çıktığını düşünmüştüm. Çünkü o kadar yaşanmış, görülmüş, gezilmiş gibi, O kadar canlı...Sonra hayretle İbrahim Kurt kardeşimizin yürek sesi olduğunu öğrendim. Hem de havasını bile solumadığı bir mekan.
Gönül gözüyle görmek ve yüreğiyle duymak bu olsa gerek. Kutluyorum içtenlikle.Nicelerine. Esenlikle...
Paylaşım için de Hikmet Atiş hemşehrime gönül dolusu teşekkürler...
Yürek sesiniz ve güçlü kaleminiz daim olsun sayın Kurt ..Kutlarım ant10 saygı ve sevgiler
Sayın İbrahim bey benim doğup büyüdüğüm yer olan
bu Paliva nın tepesini gelip görmeden hissederek benden daha güzel ve dahada akıcı bir şekılde türkü tadındai yörenin havasını, şelale ve doğasını
masmavi deniz ve yaylasını duygularınızla kaleme alarak okuyan bizlere
çok güzel yansıtmışsınız. Öncelikle ben bunu çok ama çok beğeniyle
okudum. Yürek sesiniz eksık olmasın çağlasın iyiki sizi tanımışız iyiki varsın.
sizi burdan bu yürek sesinizden ötürü alkışlıyarak kutluyorum tebrikler. Ben bu yürek sesinizi müsaadenizle sizin isminiz altında şiir sayfama kaydetmek istiyorum. Size tekrar teşekkürlerimi sunarken sevgi ve selamlarimi gönderiyorum. TAM P. 100 ANT.
Duyarlı yüreğinizi kutlarım sayın şiir dostu.
Yem yeşil tepeleri, mas mavi bulutları.
Bağlarında yeşerir, sevdanın umutları
Biri ak biri kara, bal tadında dutları
-Kızıl renk şimşek çakar, Paliva nın tepesi....../Cennetten bir köse oldugu muhakkak olan Paliva tepesinin o büyüleyici atmosferi siirede yansimiz,ortaya zevkle okunan güzel bir siir cikmis,tebriklerimi sunuyor,selam ve saygilarimi iletiyorum.
Yürek sesiniz palivanın tepesi ve kemençesi ile beraber kaleminiz coşmuş yürek ateşinin de şiirle bu hasreti gidermiş oldu doğa ve yeşillikler daima iç açıcı güzelliklere vesile oluyorlar bu anlamlı şiirinizi ve sizi canı gönülden kutlarım.Saygı ve sevgilerle. +10
yeşille mavinin birleştiği yerde nefes alır gibi hissettim. Yüreğine sağlık.
Sevgi, sadece karşı cinse, ya da bir canlıya değil, yaşamın güzelliklerini tattığımız bir mekana da duyulabilir.
Öyle güzel yansıtmış ki bu sevgiyi İbrahim bey dizelere, bir okuyuşta, biz de seviverdik Paliva Tepesini...
Kutlarım İbrahim bey şiirinizi ve bu güzel sevginizi,
sevgimle, saygımla efendim,
Ünal Beşkese
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta