Aydın imiş düşüncesi köksüzler,
Hep çelişki yazdıkları palavra..
Çileye faişe, öze haksızlar,
Sevdikleri, kızdıkları palavra
Demokratım deyip asker çağıran,
Hem vurup, hem yandım diye bağıran,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Vallahi şimdiye dek beğenmediğim bir şiiriniz olmadı. akıcılıksa akıcılık, anlamsa anlam, bütünlükse bütünlük, ahenkse ahenk...Şu antolojide hece tarzında okumaktan büyük keyif aldığım sayılı şairlerdensiniz üstadım. Duyarlı yüreğiniz harika haykırmış. Gönülden tebrik ederim. Saygı ve sevgilerimle baki selam ve de tam puan.
Kardeşim benim be!
Aslan kardeşim benim...
Yüreğin dert görmesin.
Seni de
şiirini de,
yüreğini de
kutluyor,
muhabbetlerimle
kucaklıyorum...
Üstadım;
Şiirinizin her bir mısrasına, her harfine, her mesajına, kısaca her şeyine aynen katılıyorum.
Ülkesini, bayrağını seven ve ülke insanının birlik-beraberliğini isteyen herkesin, bugün, meydana gelen gelişmeler dikkate alındığında; aynen benim gibi düşüneceğine ve şiirinizi yürekten okuyarak onaylayacağına inanıyorum.
Duygu ve düşüncelerimize tercüman olan kaleminizi alkışlıyorum.
Çok teşekkürler...
Bunlar kanı bozuk benim gördüğüm
Mazhar olup bir bir sırra erdiğim
Yavaş yavaş çözülüyor kördüğüm
Göz göz olup süzdükleri palavra...
saygı deger ozanım..
can gardaşım mükemmel bir hiciv okudum yine kaleminden, güzel bir izlenim ürünü olmuş kutlarım,,hayırlı cumalar dilerim, anladım ki cihad bir gün beş gün değilmiş ,Hakk için cihad son nefese kadarmış,,
selam ve dua ile...
sevgili abim epeydir uğrayamadım sayfana şimdi şiirini ve eki olan güzel yazıyı okudum o kadar örtüşüyork ki...eee tabiii gözü doymayanlar her türlü ihaneti tezgahı ve fitneyi çıkarıp saf ve vatanperverleri kullanıp sonrada gerçek gayelerine ulaşıyorlar...yoksa delikanlı vatanı için yapacaksa çıkar dürüstçe vurur birilerini...bu bütün idealler için geçerli....yoksa suikast gibi profesyonelce kahpece yapılan şeyleri Erzurum lu has vatansever veya herhangi bir Anadalo genci ne bilir çıkar delikanlıca ne yapacaksa yapar...uzattım içim yanık sizinlede bu konular doyumsuz...hürmetle selamlarımı iletiyorum....bu müthiş dizelerini de listeme taşıyorum müsadenle....sevgi ve saygılar...
sevgili dostum eh artık bunca palavradan sonra umuyorum ki insanımız artık gerçeği görür
bu ülkenin ve bu ülkenin mazlum halkının layık olmadığı dışardan güdümlü
onun bunun uşakları bir an önce gerçek yüzlerini gösterirler
veya
sagduyusuna güvendiğimiz insanımız bir şeyleri görür umuyorum
bu manidar ve bir o kadarda günceli yakalamış çalışmadan dolayı
kutluyor
saygılarımı sunuyorum
selamlar
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta