Adına ne demek lazım bilmiyorum. Kelimelerin yetersiz olduğu ruh hali içinde, beynimi tırmalayan sorunlar içinde yürüyorum. Etrafımı izliyorum; gözlerim yerli, yersiz şahıslara takılıyor ve de içimden tepkiler, yorumlar yaparak evimin yolunu tutuyorum.
Gözlerim, karşımda yürüyen; metalci mi, rockçı mı tarifini yapamayacağım bir kız ve bir erkeğe takılıyor. Giyiniş tarzları aykırı; siyah tişörtler, siyah pantolonlar, ayakkabılarda aynı şekilde... Yanlarından geçiyorum ağır bir içki kokusu, birbirlerine sarılmalar, öpüşmeler ve de tarifini yapamayacağım hareketler. İçimden diyorum ki “Allah’ım; bunlar ne, neler oluyor.” Kızgın tavırlarla yanlarından geçip gidiyorum.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta