Yavaşça kayboldum,
Kontrolsüz.
Geçmişin gölgesinde.
Bundan kaçış yok.
Hayallerim yıldızlarda,
Ve parlak güneşte ışıyan küçük ellerimde.
Yağmur yağamıyor,
Gökyüzü karanlık olsa da ,
Yerlere dökülmüş güneşler yolumu aydınlatıyor ..
Bir kuş tüyü rüzgarla beni takip ediyor
Ruhsal özgürlüğü başımı döndürüyor
Ve sevgi her yeri kaplamış ama o kadar şeffaf ki
Dolunay ve yıldızlar
Değersiz hissettiren anlar
Veda etsin tüm karmaşalar
Sönsün sahte ışıklar
Uzaklaşma kendinden
Yüce hak ettiklerin
İstanbul’da henüz başlayan kış geceleri ve gündüzleri,
Kış mevsiminin sıcacık görünen fakat ısıtmayan güneşi.
O soğuk, bencil rüzgarlar ruhuma işleyince üşüyorum.
Sevginin sahibi kalbimi her an yeniden ısıtıyor.
Sen Kış Güneşi gibi kendine bile faydasız, benliği tanımsız kişi.
Ben soğuğa rağmen seçtiği yoldan vazgeçmeyen inatçı Kardelen Çiçeği.
İçimi ısıtan güneş,
Güne sımsıkı sarılan rüzgâr ,
Beyaz ışıklı yağmur,
Ruhumu doyuran sonbahar günleri,
Gökyüzü dönüşümleri,
Ve gün batımı gözlerimde çiçekler açtıran .
İnsanları tanıyamadım genç yaşlarımdayken,
Kimi okyanus kadar derin, bazıları sığ bir nefesti.
Onlar gerçek duygularını mı yansıtıyorlardı?
Yoksa tanımadıkları bilinçdışı sebebiyle bir yalanı mı yaşıyorlardı?
Uçsuz bucaksız maviliklerde var mı bir leylek?
Tebessümü ile süzülerek
Kalbi yaprak damarına misafir edecek
Ve ağacın bütününe hükmedecek
Dalın üstünde kıpırdayan damlacık
Damlacıkta yüzen kırmızı balık
Kafasına külah geçirmiş bir sihirbaz ,
Aylardır illüzyon yapıyor .
Hedef şaşırtmadı değil ,
Yalanlar ile uğraşıyor .
En kötüsü insanın kendine yaptığı illüzyon,
Çok daha zarar veriyor.
Görmedin , hissetmedin.
Öylece siyahlar içindesin.
Aydınlığın çiçekleri açtı ,
Hala karanlık iklimindesin.
Toprakta,
Grilerle hem fikirsin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!