Var (ol) uşların tetiksiz kurşunlanmış kalışlarında kayıp hasretler ekledim kozmetik kaygılarıma.
-Sen beni gittikçe aşka yeniliyorsun. Ben gittikçe aşka yeniliyorum. Yenilenmek ile yenilmek arasında hazırlarım uzar gider , seninle gidemediğim ve gidip de gidilmeyende …
…:Küçük metinlere sıkışmış can yaramın,kitapsızlığında sözlerin kaynatır vicdanımı.
-Yıkımlarında sahnesi çökmüş bir tiyatro sahnesi gibiyim.Seni oynuyorum harabe gönlümle.Sensizliğime kadar gelen sınır güzellerinin işvelerinde yandığımı düşünme…
Mayın döşeli seni bekleme yurdumda yadına seller ekledim.Sürükler beni süreçsiz aşklar.
…:Örselenmiş havamın sesiyle tulum çalar amaçlarım.Yaylalarım da yakıldı sen yokken. Şimdi Ani kalesi benim.Yıkılmış aşk yurdum.Özlemek , benim ekmeğimle gidemediğimin gölgesinde susar.Susmuş bir vatanın bağrındayım.
…:Tulum yok, sen aşk kulum yok.Ağlayan yok, oynayan yok. Var olanları saymıyorum. Ben, seni çok özleyen, gelecek gün sana sarılacak olan ben…En var olanları bil yeter.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta