Bir martı olup enginlerde,
Özgürce kanat açmak isterdim,
İster poyraz savursun, isterse meltem,
Maviliklere beklerdim.
Akdeniz maviliklerini ararım düşler sokağında,
Erguvan kokusuna hasret,
Gönlüm prangalarda,
Ellerim serbest.
Yaylalara özlem duyarım,
Kekik kokularını içime çekerek,
Şırıl şırıl akan sularda yarpız kokularını,
İğde kokularını düşünerek.
Bir özlemdir huzur,
Bozkırlar kadar geniş,
Bir hasrettir,huzur,
Özgürlüğe eş.
Bir yudum sevdadır güneş,
Mutluluklara eş,
Bir kahvedir dostluk,
Kırk yıllarca sürecek,
Bir özlemdir huzur sonsuzlukta bitecek.
Bir nefes almak kadardır ömür,
Sırça bir köşktür gönül,
Kırmaya değmeyecek,
Bir avuç topraktır insan,
Bir yudum su,
Bir nefes almaktır insan,
Bir nefes vermek kadar,
Bir pencereden bakmak kadar,
Kısadır ömür,sonsuzluk kapısında...
son el sallayan yolcu
ömer faruk0307
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta