İnsan hiç tanışamadığı birini nasıl özler.
Hiç göz göze gelemediği, sesini duyamadığı, iki lafın belini kıramadığı birini.
Bir günaydın, bir merhaba bile diyemediği, halini hatrını soramadığı birini nasıl özler insan.
Aynı fıkrada kahkaha atamadığı, aynı derde iç çekmediği birini.
Oturup bir bardak bile çay içemediği, aynı türküye eşlik edemediği birini nasıl özler.
Hapşırsa çok yaşa, hasta olsa geçmiş olsun diyemediği, bir sıcak çorba götüremediği birini nasıl özler insan.
Aynı düğünde keyiften göbek atamadığı, aynı cenazede saf tutamadığı birini nasıl özler.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta