Özlemek mi zor, beklemek mi o meçhul?
Birleşince göğüste, düğümlenir her soluk.
Zaman sahte tabipmiş, burada aciz bu kul,
Senden uzak her saniye, bin asırlık bir boşluk.
Q
Herkes yan yana durmayı sevda sanır, yanılır,
Bilmezler ki asıl aşk; dokunmadan taşımaktır.
Göz görmese de ruh, mahşer yerine inanır,
Gerçek vuslat; hayalini nefes diye çekmektir.
Q
Yollar uzar gider de ucu sana çıkmaz bir ok,
Dünyanın gürültüsü susturamaz içimdeki bu sesi.
Dünyada senden gayrı hiçbir şeye lüzum yok,
Seni özlemek; bir ölünün en canlı son nefesi.
Q
Her şeye ilaç olan zaman, adında durur,
Yelkovan sancı doğurur, akrep göğsüme vurur.
Cama düşen her damla, kokunu benden savurur,
Sensizlik; bir şehrin ortasında, tek başına mahsur.
Q
Allah biliyor ya içimi, sen bilsen ne çıkar,
Bu yangın ne suyla söner, ne rüzgarla bıkar.
Hasretin bir mühür gibi, her gün ruhumu yakar,
Gönül, senin olduğun o uzak iklime akar.
Q
Şimdi sükût vaktidir, kalem kâğıda küser,
İçimde tufanlar kopar, dışımda poyraz eser.
Bu bekleyiş dediğin, ipi boğazda keser,
Gel ki bitsin bu sürgün, gel ki son bulsun keder.
Q
Gözlerimi kapatsam, hayalinle dolar odam,
Sanki bir adım ötemdesin, hiç gitmemişsin...
Uyanınca başlar o bitmek bilmeyen idam,
Sen benim bu hayatta, en ağır mühürlü imtihanımsın.
Q
Zamanın geçtiği yok, biz eskiriz sadece,
Her akşam aynı sızıyla, eksiliriz bin hece.
Biz bu sevda yolunda, iki kırık iziz gizlice,
Birleşmemiz mukadder mi, yoksa sır mı bu gece?
Q
Yağmur yağar, toprak senin kokunu çalar benden,
Rüzgâr eser, bir selâmın gelmez mi o illerden?
Ruhum çoktan vazgeçti de geçemiyor bu bedenden,
Bir can borcum var sana, o da gitmiş şimdiden.
Q
Şehirlerin feri sönerken uykusuz ve bitap,
Ben yine seninleyim, dilimde binbir hitap.
Bu aşkın sonu vuslat mı, yoksa mühürlü bir kitap?
Kader bizi yazmış da bırakmış nefessiz, harap.
Q
Eline bir kalem al şimdi, bir hat çiz ömrüme,
Özlemine bir isim ver, derman olsun gönlüme.
Seni sevmek; ölmeyi göze alıp yürümekse ölüme,
Ben çoktan razıyım bu ebedi hüzne ve bölüme.
Q
Kavuşmak bir ihtimaldi, beklemek ise bir iman,
Seni benden alan yıllar, vermedi hiçbir aman.
Yüreğimde bir hançer gibi dururken her an,
Bize bizden gayrı her şey, koca bir yalan.
Q
Seni özlemek; karanlıkta bir kibrit çakmak gibi,
Aydınlığı bir anlık, yanışı derin ve ebedi.
Ruhumun en kuytu köşesinde saklı bir gölge gibi,
Seni taşımak; hem en ağır yüküm, hem en serin yeri.
Q
Gözyaşım yağmura karışır, kimse görmez halimi,
Şu dilsiz duvarlar okur, ancak benim derdimi.
Kader böyle mühürlemiş, sessizce gidişimi,
Ben sende feda ettim, en saf gençliğimi.
Q
Artık ne zamanın hükmü var, ne yolların sonu,
Özlem; ruhun teninden ayrılıp bulması yolu.
Gönlümün her zerresi, hatıranla dopdolu,
Bu sevda; bir ömrün en sancılı, en onurlu yolu.
Q
Son sözüm olsun bu mısra, bu kanayan yaraya,
Girmesin artık hiçbir dağ, hiçbir uçurum araya.
Gerek yok teselliye, gerek yok merhem sarmaya,
Ben seninle ölmeye geldim, bu fani dünyaya.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 16:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!