Özlemek,
yolların bitmesi değil,
yürümekten vazgeçmektir.
Kendi sesinin yankısında onu duymak,
her aynada biraz daha eksilmektir.
Gidilmemiş yerlerin sızısı değil bu,
gidilmiş ama dönülememiş yerlerin sessizliğidir.
Bir pencereyi açık unutursun,
rüzgâr içeri değil, dışarı eser sanki.
Kalabalıkların ortasında bir boşluk büyür;
ne doldurabilirsin, ne de görmezden gelebilirsin.
Zaman, durmadan akan bir nehir değil,
kıyısında beklediğin o tozlu saattir artık.
Avuçlarında tuttuğun hatıra kırıntıları,
sıktıkça canını yakan birer cam kırığı...
Bir harf düşer dilinden, bin hıçkırık uyanır,
sustuğun her sözcükte o yeniden canlanır.
Özlemek, bir kapıyı çalmaya korkmak değil,
o kapının ardında kimsenin olmadığını bilmektir.
Adımlarını sayarsın, yollar kısalmaz,
bakışların takılır kalır göğün dilsizliğine.
Çünkü özlemek; birini bulmak için çıkılan yol değil,
kendini kaybettiğin o son durakta beklemektir.
Ahmet Gürkan
Kayıt Tarihi : 8.1.2026 00:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!