Ömrümün sonbaharı kışa kucak açarken
Aşka doğru yürüyüp hızlanmayı özledim
Nazlı yârin evinin sokağından geçerken
Hasretimden bahsedip sızlanmayı özledim
Karanlığı seçmişim ışıkları söndürüp
Hayali bir vuslata öpücükler kondurup
Çektiğim acıları şefkatiyle dindirip
Annemin kucağında nazlanmayı özledim
Sevda isimli ateş ansızın yaktığında
Çaresizlik gözümden yaş olup aktığında
Yıldırımlar düşerken şimşekler çaktığında
Babamın gölgesine gizlenmeyi özledim
Bir gül olmak isterdim yar burnuyla koklanıp
Ne kadar suçum varsa işte o an aklanıp
Yazdığım mektupların arasına saklanıp
Bir köşede dururken tozlanmayı özledim
Kaç yüz asır kaybettim üzerimi çizenle
Boşa zaman harcadım beni her gün üzenle
Kıymet bilen bir elle yavaş yavaş özenle
Kokmasın bu aşk diye tuzlanmayı özledim
İsminin her harfine bir anlam yüklediğim
Bin derdini derdime severek eklediğim
Gelirde geçer diye kırk sene beklediğim
Yollarda asfalt gibi buzlanmayı özledim
Kalınca her yarışta feleğin sağrısında
Bahane arar oldum dizimin ağrısında
Duyduğumda taş eden ayrılık çağrısında
Sönen iç yangınımda közlenmeyi özledim
Örtüşmedi izlerim beni seven izlerle
Gelip geçti bir ömür hep riyakâr yüzlerle
Gençliğimde camlardan bana gülen gözlerle
Yeniden yeni baştan gözlenmeyi özledim
‘‘ Ben durmadan özlerken, özlenmeyi özledim’’
-------------------------- 310520220138
Zeki Kaymakcı
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 20:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!