ÖZGEÇMİŞ
1977 - DÜNYAYA GELİŞ
1978 - EMEKLEME
1981 - SAÇLARIN KESİLMESİ
1981 - SATRANÇ
1982 - İLKOKUL
1983 - YAZDIĞINI OKUYABİLME
1984 - İLK ENSTRÜMANIM
1985 - OKUDUĞUNU ANLAYABİLME
1986 - KARANFİLİN KARANLIK BİR FİİLE DÖNÜŞMESİ
1987 - ORTAOKUL
1990 - LİSE
1991 - KALBİN İLK KIPIRDANIŞI
1993 - BEKLEYİŞ
1994 - DERSHANE
1995 - FİZİK
1997 - EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI ALMA
1998 - DÜŞLERİMİN SAHİBİ
1999 - MEZUNİYET
1999 - ÖĞRETMENLİĞE BAŞLANGIÇ
2000 - ÖĞRETEMEDİĞİNİ FARKEDİŞ
2000 - KAMUFLAJ
2001 - MESLEĞE DÖNÜŞ
2002 - YAŞAMIN ANLAM BULMASI
2003 - HAYATIN PAYLAŞILMASI
2004 - MUTLULUK
2005 - VE SARHOŞLUĞU
2006 - SON ENSTRÜMANIM
2007 - KENDİ İÇİNE GÖÇ
2008 - ZEHRAZAD
2009 - HAYATA YENİDEN GELİŞ (GÜL ALA)
2010 - NADAS
2011 - İSİMLER KİTABI (DİVAN-I LUGATI KARANFİL)
2012 - BİR TINILIK ÖMÜR-(MÜZİK-CD)
2013 - GÖZ BEBEĞİM (GÜLBAHAR)
2014 - NERGİS DUALARI (PARAGRAFLAR)
2014 - SONRASI BELİRSİZ
Eserleri
Zehrazad / Do Yayınları / Şiir / 2008
İsimler Kitabı-Divan-ı Lügatı Karanfil / Do yayınları / Şiir / 2011
Düşbaz Zamanlar / Bir Tınılık Ömür / Anadolu Müzik / Cd 2012
Nergis Duaları-Paragraflar / Kanguru yayınları / Şiir / 2014
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!