Duman yükselirken Tarsus boğulur
Kokusu ülkeyi dağlar Özge can
Babası yıkılır ana yığılır
Yürekler seni der ağlar Özge can
Ürperdi tüylerim o benim sandım
Namus için öldü rahmetle andım
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




çok teşekkürler sayın hocam Özgecanımız için gösterdiğiniz duyarlılığa soğolun varolun...saygılarımla tam puan...
Güzel..tebrikler..üstadım
Duyarlı yüreğinizden gelen hissiyat umarım başka 'Özgecan' vakalarının yaşanmamasına vesile olur.
Ülkemiz de esrar eroin mafyacılık kadın ticareti tecavüz ve sokak cinayetlerinin tümünü kanı bozuk ırkçı faşistler gerçekleştirmektedir bu insanlıktan nasip almamış devşirme guruh tüm halkların düşmanı cehaletin ürünü yaratıklardır bu haysıyetsiz alçaklar Özgecan gibi yüzlerce binlerce kızı kadını böyle alçakça kirletip katl etmişlerdir maraşta hamile kadınların kaınlarını yaran çorumda aynı sivasta sanatçılarımısı yakan bu namussuz kanı bozuk arızalı kişiliksizlerdir sorgulanması gereken bu dur hiç bir devrimcinin sosyalistin sicilinde böylesi şerefsizlikler alçaklıklar yoktur duyarlı yüreğinizi kutluyor kanı bozuk faşistleri kınıyorum saygılarımla
modern çağın yarattığı barbarlar her gün birilerinin yüreğine kor düşürüyor ne yazık ki! sadece kızlarımız değil,masum bebeler,gencecik delikanlılar ve can taşıyan yani canı yanan insanlar bu insan görünümlü canilerin acımasızlığından,hayvani güdülerinden dolayı acı çekiyorlar.Duyarlı yüreğinize tebrikler sunarken,kızımızın ailesine sabırlar diliyorum.
Yürek yarası oldu yavrum :(( Allahım mekanını cennet eylesin ..Nurlar içinde uyusun..Duygularımıza tercüman oldunuz Haşim bey ..Kutlarım
Hayallerinle birlikte huzur içinde uyu sevgili ÖZGECAN...
Duygularımıza tercüman olan dizeleriniz, insanlıktan nasip almamış canileri lanetleten ifadelerdi. Duyarlı yüreğinizi ve kaleminizi kutlarım.
Yüreklerimizi parçalayan Özgecan için yazmış olduğununuz şiir paylaşımınıza teşekkürler............yavrumuza Allah c.c.dan rahmet diliyor, bu pislik ve cani yaratıklara lanet ediyorum..........Saniye Sarsılmaz
Duman yükselirken Tarsus boğulur
Kokusu ülkeyi dağlar Özge can
Babası yıkılır ana yığılır
Yürekler seni der ağlar Özge can
Ürperdi tüylerim o benim sandım
Namus için öldü rahmetle andım
Utandım, üzüldüm, acıdım, yandım
Yıkıldı üstüme dağlar Özge can
Gidişinle çöktü derin bir tasa
İnsanım diyenler katıldı yasa
Beni koruyacak kanun ve yasa
Elimi, kolumu bağlar Özge can
Gencecik yaşımda hayaller kurdum
Düşündükçe kanım dondu ben durdum
Babası olsaydım nefsime sordum
Gözümde akanlar çağlar Özge can
Kalender kısastır paklar kirleri
Mevlam ıslah etsin gönlü körleri
İdamı kaldıran yasa erleri
Çakallara imkan sağlar Özge can...
Duyarlı yüreğinizle yaşayın...Sesimiz oldunuz yine...Kutlarım, saygılarımla...
Bu şiir ile ilgili 15 tane yorum bulunmakta