cismi; eskimiş elbiselerde sıvası dökülmüş duvarların soğuğa endeksli yüzeysel kısımlarına dayanmış,içinde orman yangınları
içinde cehennemsel bir ateş,gözünde karanlığı hayal meyal yarabilen küçük bir ışık, o ışıkta minyatür bir umut ama yarınlara taşınamayacak kadar ağır ve bedeli bir o kadar külfetli.....zoraki uyku belirtileri göz kapakları şantajda,alnına sürülmüş mikroskopik karamsar bir leke,yüzünde nü bir utangaçlık saf ve arı,saçlarında kirli bir beyaz buzdan,ergen yüreğindeki yaşlılık hissi sanırım sırf bu yüzden.....
ismi; unutulmuş,zamanla bakış açısı; kenar köşelerde farklı
düşüncelere bürünen beyin dalgalarına karışmış hafızalarda
tahrib edilmiş asude fakat celalli..şimdi var oluşunu
git sevgilim durma artık
dayanmıyor kalbim yırtık
kapıyı suratıma vurda çık
anıları gözlerime bırak yık
düşünme beni gider iken
gözlerinin esiri olduğum o dehşetengiz gün yanaklarındaki gamze denen koridorlarda yürüttün bakışlarımı,zavallı dudaklarıma dudaklarınla işkence ettin merhametsiz,
ellerinle kelepçeleyip ellerimi hapsettin sevgimi avuçlarına
ve en sonunda kalbinin zindanlarında çürüttün bedenimi
şimdi benliğim huzur evinde ölümü bekliyor bu aşkın akabinde,ruhum çoktan gökyüzüne iltica talebinde mülteci....
hala bendeki anılara tutunmaya çalışan hayalin pılını pırtını toplamış gönül yurdunda göçebe...tebessümlerin sanki kırık bir namlu ucunda yivsiz ve çapsız..sevgimle suladığım aşk fidanımı yeşermeden baltaladın sapsız....gövdesini böldün,kökünden çıkardın,yaprağını topladın yani aşkın kapısını suratıma çarptın hesapsız........
bir defa bakıştık
hemen sarıldık
nasıl da yakıştık
neden darıldık
önce öpüştük
sen gülümün goncası
sen kalbimin sancısı
sen aşkın yalancısı
ihanet ettin bana
ben derdin çilesi
gözümde nefret uykusuz uykulardayım
yüzümde tebessüm şuursuz korkulardayım
sözümde isyan var duygusuz şarkılardayım
başardınız sonunda yokum ben artık kayıplardayım
kalbimde hiçbir ümit teselli kalmadı zararlardayım
ellerim semaya paralel dualarım çapraz
buse sıcaklığında aminlerim RAB'ba havale
UZAK DURMUŞ YAR BENDEN
KAST EYLEMİŞ BU CANIMA
ÇIKSIN ARTIK RUHUM TENDEN
her gün aynı işkence aynı zulüm................
paspasla zedelenmiş baygın fayanslarda kaygan zeminler üzerinde yalıtımsız duvarlara dayanarak yürümeye çalışıyorum..
koridorlar labirent destekli, ne girdiğim yeri ne de çıktığım yeri biliyorum.............
dalgın yürüyüşlerde salgın hastalığımın çaresinin yollarını arıyorum......ne çare bulamıyorum......
aşk öyle büyük ki ateşi sönmez
aşık sözünden asla dönmez
birde seviliyorsa tadından yenmez
gel buluşalım oturup konuşalım
sevgidir aşkı ateşleyen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!