Hatırlıyorum ozanlar dolaşırdı eski mahallelerde boynunda teybi, kendi doldurduğu kaseti son ses açar yanık sesi delerdi garip gônülleri, elinde deste deste satmaya çalışırdı yazdığı şiirleri, camlardan fırlardı o zamanın ablaları alsın kokulu zarfta versin diye gôzlerdi kalplerini kaptırdıkları delikanlıları, sevmenin masum olduğu yıllardı, o zamanın aşıkları o sokakların kôşe başlarında kaldı.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



