Ilık bir bahar aksamıydı kurbağaların ay ışığına olan sevdasında hep birlikte göğe bıraktıkları seslerdeki sevdaları göğe sunmaları.
Akşam kendi yalnızlığına çekilmiş, gizemli iç çekişleri bir rüzgârın seramonisinde canlanıyordu.
Yıldızlar ölümsüzlüklerini sınıyorlardı gök yüzünde.
Yüzümümdeki hüznü ay ışığından gizleyememenin telaşı vardı benliğimde.
Kimliğimde yazan cesur bir yenilmişlik hikâyesiydi.
Düşen yıldırımların izi vardı gözlerimde.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta