Gelirsin eve,
Canın sıkkın öyle veya böyle,
Üstüne telefon gelir bir de,
“Sen dedin öyle, böyle”
Sen anlamamışsan şahsımı,
Nedeyim ben kaderimi,
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını