Öyle bir derde düştüm ki dostlar,
Yol gözüme dar geliyor,
Gecenin omzunda oturup susuyorum.
Ben gidiyorum…
Ne geri dönmeye niyetim var
Ne kaldığım yeri aklımda tutmaya hâlim.
Yeryüzünde yok bu derdin çaresi,
Aradım taşta, toprakta,
Bir garip kuşun ötüşünde,
Bir çobanın dağ başında yaktığı ateşte…
Hiçbir ses içimdeki yangını söndüremedi.
Topladım tarağı, tası,
İnsanın kendine ait sandığı
Ne varsa bir bir elden geçirdim;
Kimi yükmüş meğer,
Kimi anı,
Kimi kırgınlıkların gölgesi…
Hepsini bağışladım rüzgâra.
Ben gidiyorum…
Gidişi olup dönüşü olmayan bir yere,
Sorulmaz, sorulsa da cevabı duyulmaz bir yola.
Ne yolcuya selam var,
Ne yola düşene ağıt…
Sadece gönlün bildiği
Kupkuru bir sessizlik.
Bilene kolay,
Bilmeyene koca bir ömür yüküdür bu gidiş…
Ben bu yükü sırtlanalı
Dizlerimin bağı çözülüyor;
Ama yine de gidiyorum.
Çünkü kalmak,
Benim için dönmekten daha zor artık.
Belki bir uçurum kenarında
Adımı unuturum rüzgârın savruluşunda,
Belki karanlık bir gece
Dertlerimi saklar yıldızların arasına…
Belki de hiç kimsenin bilmediği bir yerde
Yüreğim ilk kez kendine varır.
Dostlar, işte böyle…
Bir ömürden bir dert seçtim,
Dert beni aldı götürdü.
Ama size bir şey daha diyeyim dostlar,
Siz sormadan ben anlatayım:
Bu gidişin bir başka yüzü daha var.
Ne öyküsünü duydum bu dünyanın,
Ne ismine rastladım eskilerin defterinde…
Uyku apnesi diyorlar bu derdin adına;
Benim gönlüm başka türlü çağırıyor.
Gece olunca çöker bir ağırlık,
Nefesim yarım kalır;
Gözkapaklarım kapanır ama dünya
Beni bırakmaz uykuya.
Diz çöküp de dua eder gibi
Bir soluk daha isterim karanlıktan.
O an anlarsın:
Uyku, insanın en büyük varlığıymış meğer.
Ben bu derde kardeş oldum istemeden.
Her geceyle kavga ettim,
Her sabahla barıştım…
Ama ikisinin de yükü ayrı.
Eksilerek uyandım çoğu sabah,
Sanki göğsümde biri gece boyu
Koca bir taş tutmuş gibi.
Sorana kolay,
“Bir nefeslik mesele” der geçer;
Ama yaşayan bilir,
Bir nefeslik gecede
Bir ömrün ağırlığı saklıdır.
Gecelerime sessiz bir korku siner artık,
Uyanır mıyım, uyanmaz mıyım
Belli değil bazen.
İnsan en çok nefes alırken
Kendi varlığını anlıyormuş dostlar…
Geç öğrendim,
Hem de çok geç.
Yastığım bile benden yoruldu,
Uykuya tutunacak dal ararken.
Uyku gelmez;
Gelse de kaçak bir misafir gibi
Kapıdan bakıp geri döner.
Dert gelir;
O hiç kaçmaz,
Benimle aynı odaya yatmayı
Kaybetmek bilmez.
Ama bilin ki dostlar,
Her derdin içinde bir yol saklıdır,
Her yolun sonunda bir direnç…
Ben de direne direne öğrendim
Karanlığın içinden geçmeyi.
Bu dünyaya gelirken
Bir nefesle geldik,
Bir nefesle gideceğiz.
Benimkisi biraz eksildi belki
Ama ümidim hâlâ tam.
Çünkü insan
Karanlıkla barışınca
Bir ışık mutlaka düşer önüne.
Ve işte,
Hem gidişimin hem gecemin
Mührünü taşıyan adı koyuyorum buraya:
— Kul Ortak
KUL ORTAK
Baki OrtakKayıt Tarihi : 6.12.2025 13:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!