Öykülerim: Uzaydan Bildiriyorum (655)

İbrahim Arslan
1000

ŞİİR


15

TAKİPÇİ

Öykülerim: Uzaydan Bildiriyorum (655)

'Uzay bize gelmezse, biz bir gün uzaya gideriz Alimallah'

' Gelecekte bir gün o uzay bize gelecek'...

İşte o zaman geldi... Yıl 2029 yılıydı... 23 kişilik Türk Birliği Uzaya konuşlandı... Biz Türklerin uzaya çıkmalarının henüz ilk günüydü... :)) Şöyle bir kainata baktı, yıldızlar sanki avucunda idi Adem'in...

- Allah'ım ben bir garip Adem'im, bu günleri de gördüm dedi...

- İlk iş ne yapacağız... Dedi Adnan...

Eşekleri salın... Bir otlak yer bulabilecekler mi bakalım... Sonra tel örgülerle ağla tutmaya başlayın... Başkaları de gelir maazallah... Sonuçta Dünya bu haberle şu anda çalkalanıyor... Arkamızdan bizden başka milletin insanları gelirse sınırlarımızı çiğnetmeyin... Haaa birde ilk iş Bayrağımızı en yüksek yere dikin...

Bu 23 kişilik ekiple beraber 7 eşek uzaya ayak basmıştı... Eşeklerin yükü her zamankinin 2 katıydı... Bu sayede boşlukta değil ayakları yere basıyordu...

Türklerin icad ettiği 'Uzay boşluğuna karşı gelme robotları' sayesinde bu 23 kişinin ise yükleri yoktu...

- Eşeklere taktığınız çip ve kamera sistemi çalışıyor dimi lan Nuri?

- Evet görüntüler çok berrak, biri suyu buldu sanırım, yok be kristalmiş anasını satayım, dişlerini kırdı Eşek...

- Su sandı ve içmeye çalıştı... Eşeklik yaptı işte, burası dünya değil uzay, alışmaları kısa sürer inşallah...

- O kadar da eğittik... Bi kristal'i öğrenememişler...

-Bu eşekler suyu bulsa oradan susuz dönerler! Dedi Hacı Arif Bey...

- Gözünüzü dört açın, bulsunlar suyu, bulsunlar... Ama çabuk bulsunlar stoklar anca 3 gün yeter, sonra dünyaya dönmek istemiyorum... Oh be burda elektrik parası yok, su parası yok, kira yok! ! ! Televizyonu kurdun mu lan Neco? ?

- Kurdum abi... Ama sadece TRT- 1 çekiyo?

- Lan olum onu bizimkiler öyle ayarlamışlardır! ! !

- Haberleri kaçırma olum... Şimdi bizden nasıl bahsedecekler kimbilir... Dünyaya dönersek ki inşallah sağ- salim döneriz her yanımızı öpecekler....

- Kara toprak öpmez inşallah Adem abi...

- Ne abisi lan...

***

1 saat sonra...

- Adem bey müjde 'Altın' a çok benzeyen 'Elmas' gibi de olan, 'Yakut' ve 'Mücevher karışımı bir şeyler bulduk...

- İyi ilk ganimetlere de ulaştık demek... (kulağına eğilerek) Lan salak sessiz konuş biraz, diğerleri duymasın... Anasını satayım ne para eder bu dünyada... Zengin olduk gitti... Hele şurdan bir kurtulalım...

***

Efendim eşeklerden biri sizlere ömür!

- Başımız sağolsun...

- Vatan sağolsun efendim...

- Cenaze merasimi düzenlemeli şimdi buna! !

-EFENDİM benim daha cazip bir fikrim var?

- Neymiş...

- Yüklerini alalım! Ve uzay toprağına gömülsün...

- Güzel fikir ama ya göktaşlarına filan çarparsa...

- Onu da dünya düşünsün! ! !

- İyi eşek de olsa vatan için can verdi, uygun bir merasimden sonra defin işleri ile sen ilgilen! İlk şehidimizi verdik... Türbe yapın eşşeğe! Zinhar o dediklerini yapma! !

...

Musa lan akşam ezanını oku!

- Efendim ama uzaydaki saate göre şuan 'Sabah'

- Ulan işte oku bir ezan ' Essela tuhayrum minen nevm' de de madem... Biz de anlarız ne vakit... Biz o kadarını takip etmiyoruz heralde, bir cuma kılıyordum onu da kılmayalı 20 cuma oldu nerdeyse...

- Emredersiniz... Ben şimdi akşamı mı okuyayım, sabah'ımı...

- Öğleyi oku...!

...

- Efendim burda kaç gün daha kalacağız, ben sıkıldım da. Annemi özledim, çocuklar burnumda tutuyor hem...

- Tarhana çorbasını da özledin mi...

- Valla özledim. İçimi mi okuyorsunuz...

- Ah olum ah, uzay bizim neyimize, başkaları çıksaydı da biz izleseydik...

- Hem ben sevemedim bu uzay toprağını, bizim toprağımız mis kokuyor... Bu azot mu kokuyor, mazot mu belli değil...

- İlk otobüsle seni gönderceğim Yiğit oğlan, tamam...

-Sağolun efendim verin elinizi- ayağınızı öpeyim...

(BİRAZ DURDUKTAN SONRA)

- ilK OTOBÜSLE Mİ?

...

Yıllarca uzaylı masalları ile uyutulduk, büyütüldük... Uzaylılar var sakın çıkmayın dediler, olsun bizde tanışırız dedik... Ama görüyorsunuz 'uzaya' ilk biz geldik ama bizden başka uzayda 'Bir Allah'ın kulu uzaylı' yok... Uzayı bize çok uzak gösterdiler halbuki bak ne kadar kısaymış, iki adımlık mesafeymiş...

- Adem bey, Adem bey, yetişin dünya'da Kıyamet kopmuş...!

- Lan Beyazid ne olmuş...

- Amerika Türkiye'yi vuruyormuş abi...

- Beyzbol sopasıyla mı olum neyle vuruyormuş, dur yettim hele!

- Abi bizim uzayda olduklarımızı öğrenmişler! Derhal bizi istiyorlarmış...

- Biz sanki buraya merakımızdan geldik... Bu Türkiye için küçük bir adım, dünya için, Amerika için...

- Evet abi...

- Geri sayım!

- Ah Tayyip ah... Sen olacaktın ki... İyice şımardı bunlar Tayyip... 'One Minute' demişti bir kere İsrail'e... Hey gidi aslanım... Adam Cumhurbaşkanlığını bile elinin tersiyle itti be... Altın tepsiyle ayağına kadar gelmişti...

- İyi de Adem Bey, Tayyip ölmedi ki...

-?

İbrahim Arslan
Kayıt Tarihi : 23.6.2014 10:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


'Bir uzay öyküsü yazayım dedim. Değişik bir öyküm daha olsun... Devamı sonra... Şimdilik uzaydan bizden bu kadar...! '

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İbrahim Arslan