Aslanlık yarışın da atomu korkuttular, bakmayın öyküler böyle..
Aslında savaş yoktu, saldıranlara katlanamaz olmuş kafestekiler.. Kaynayan oysa ki bulutlar, yerden izledik göğün tutuşmuş yosunlarını..
İzahı imkansız sevinçleri farzı muhal.. Gecenin öte yakasın da geceden korkan çocuklar,
Gündüzün kuzeyin de şafağa bakan bir kadın.. Sayıklamalı yalnızlık,
Kayboluş ninnisi söner, tınısına vurduğumuz da kaybedenlerin.. Muciplik, bacasın da tüten kendi dumanı..
Savakları açılınca er geç kendi tetiğini okşar, virgülleme hazzıyla..
Kıymıksı sarılış, finalleri tadarken kurgusuz iç dökümüdür,
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta