Doktor, yanındaki kendisi kadar ciddi ve sert bakışlı baş hemşire ile birlikte hastanın son bilgilerini inceledikten sonra, oda dışına doğru yürümeye başladı.
Aniden rahatsızlanıp, hastaneye getirilmiş olan adam, gülümsemeye çalışarak seslendi;
-Hey! Ben henüz yaşıyorum. Benimle de konuşabilirsiniz.
Doktor, yüzündeki hala ciddi ve hala sert olan bakışlarını bozmadan döndü;
-Ne konuşmalıyız! Spor, magazin, borsa?
Doktorun, her kelime arasında duraklayarak, vurgu yaparak konuşması ama şaka yapar gibi bir halinin olmaması, hastayı şaşırtmıştı.
-Bunları da konuşabiliriz.
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,




Çok Güzel Bir Öykü Okudum Ahmet bey...Yüreğinize sağlık...Kaleminiz Daim olsun...
Bitimsiz Sevgilerimle...
Doktorun öldürme yöntemleri farklıdır! ....gülümseyerek ve zevkle okudum yürekten kutlarım...
İşte sonunda yenilgiyi kabul ettiniz. Köşe yazılarınızdaki alaycı üslup…
-Şakacı diyelim.
-Şakacı uslup, başınıza gelince tavrınız değişti.
-Çoook…. Ama bundan sonra, bebeklerin bağrına astığı “Beni öpme” gibi, “Bana kara mizah yapma”
diye bir yazı asabilirim
Kutluyorum canı gönülden saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta