hadi gel, otur yanıbaşıma. al bu çay senin, cigaranı yakayım mı Perihan? çok severim bilirsin bu meydanı, bu söğüt altını... eskicileri, tespihçileri... hep seni anarım sahaflarda, bir kez geldim seninle, ama bin hatıra bıraktın benliğimde. hatırlarmısın, Sebahattin Ali' yi aradık durduk o gün... musolini ve hitleri hatta stalin'i konuşmuştuk o gün. söğüt altında bir çay ocağı masasında. yaşım daha 16-17, anlattıkların ağır gelse de, seninle beyazıt meydanında, camii kenarında olmak hafifletiyordu beni... ne güzel bir gündü Perihan! geri getirmenin imkanı yok değil mi, ikimizinde katili "zaman"! ! ! !
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta