Nasıl da yağmur yağıyor bu şehirde.
Öteki şehirde bir kadın; parmaklarının arasındaki rakı bardağına kan bulaşıyor dudaklarından.
Rehin sevdaları bıraktığım bu şehir, öteki şehre çoktan küskün.
Şehrin de sanki çok umurunda.
Uykusuz gecelerinde kaybediyorum yolumu.Ve sokağın sonunda bir çingene kemancı; yasak bir sevdanın şarkısını çalıyor.Zamansızca kesildi yağmur ve ancak uykuya daldı şehir...
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




merhaba
her zaman öteki şehir vardır.
öyle olmasa dünya inanılmaz küçük olurdu.
şiirinizi beğendim.
sevgiyle kalınız.
Ahmet Zekai Yıldız
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta