ŞİİR, SEVGİLİM; SEVGİLİM, ÖTEKİ BEN...
Lila rengi cennetimde uyuyan kadın,
Öteki Ben...
Kaybetme korkum,
En sıcak,en üşüyen yanım!
Mehtabımın gümüş rengi sevinci,
Tam iki oldu sesini duymayalı,
İki asır gibi...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Sevgi varken kaybetme korkusu her zaman yürek yakar....
Kalıcı, kıymet bilen sevgilere .......
Duru, içten bir şiir okudum kaleminizden .....Selamlar...
Öteki ben,
Avuçlarımdaki yasak ve tatlı telaş,
Adresini kaybeden çocuklar gibiyim,
Her ses,her renk,her sıcaklık sen!
Ama yoksun!
Seni ne kadar sevdiğimi bir bilsen!
***
Kutluyorum emeği yüreği ..
yeniden geleceğim şiirine ..
selam sevgi şair yüreğe . ..
Öteki ben'im :)))
Harikaydı sayın Eroğlu :)))
+10 puan ant.
Öteki Ben...
Lila rengi cennetimde uyuyan kadın,
Öteki Ben...
Kaybetme korkum,
En sıcak,en üşüyen yanım!
Mehtabımın gümüş rengi sevinci,
Tam iki oldu sesini duymayalı,
İki asır gibi...
Meğer ne çok şeymişsin sen!
Senden önce nasıl yaşadığımı unuttum,
Gülüşün alışkanlıklarımı değiştirdi,
sıcaklığına sığınmıştı eskimiş özlemlerim,
Sensizlik öyle zor ki..
Öteki ben,
Avuçlarımdaki yasak ve tatlı telaş,
Adresini kaybeden çocuklar gibiyim,
Her ses,her renk,her sıcaklık sen!
Ama yoksun!
Seni ne kadar sevdiğimi bir bilsen!
Evde dolaşıyorum,oturamıyorum bir yere,
Şaşkın ellerim ceplerime sığınmış,
Resimler soluk,odam dağınık,
Bakışlarım sessiz ve yetim!
Soluğum düş yorgunu,
Seni ne kadar özlediğimi bir bilsen!
Yüreğim,
Lila rengi sevincim,
Öteki ben'in tek adresi,
Seni çok seviyorum çok.!
Kendimden bile...
Hocam ne diyebilirim ki?Muhteşem bir anlatım,harika dizeler.Yüreğine,özüne,sözüne sağlık.Ben yorum yazan 41. kişi olarak,41 kere maşallah deme hakkına sahibim.Saygılarımla efendim.
siz hiç birini kendinizden çok sevdiniz mi..
'kaybetme korkum' dediniz mi kimseye
diyenler parmak kaldırsın...
saygı ile hocam
mehmet şakir karataş
En sıcak,en üşüyen yanım!
bazen özleme rehberdir bu sözcük yanınızda dahi olsa hep kaybetme korkusu yaşar yürek.
Çok anlamlı tebrikler yüreğinize Sayın EROĞLU
Size artık yorum yazamayacak duruma geldim...Hepsi için aynı kelimeleri kullanmak zorunda bırakıyorsunuz beni...çünki bütün şiirleriniz harika,mükemmel,süpeeeerrr...Soluluğu düş yorgunu olan herkese sizin gibi bir 'ÖTEKİ BEN' DİLİYORUM...
Duygular bir selale gibi dökülmüs. Cok begenerek okudum. Su ana kadar okudugum tüm siirleriniz bir harika. Digerlerinide okumam gerekecek.
duygusal dünyamızda yaşatırız öteki 'ben'i
renk renk dökülür tuvallere
dolanır telleri kimi zaman
kimi zaman da dizelerde bulur kendini
tebrikler
Lila rengi cennetimde uyuyan kadın,
Öteki Ben...
Kaybetme korkum,
En sıcak,en üşüyen yanım!
Mehtabımın gümüş rengi sevinci,
Tam iki oldu sesini duymayalı,
İki asır gibi...
Meğer ne çok şeymişsin sen!
.............
Yürekten kutluyorum. Nefis bir iç dökümü olmuş.
Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta