zıpkın gibi delikanlıydım
başımda kavak yelleri
neyime yetmedi bilmem
memleketimin bir lokma kuru ekmeği
ben mi istedim çekip gitmeyi
yoksa yaşam mı sürgün etti gurbet ele beni
anımsayamadım
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı