Hüzünlü yürek
Var git yoluna..
Sızını zamana gömüp
Bigane kalınmış sevdalarına
Yaprak yaprak dökülen umutlarına
Doruklarından bakanlara duyarsızlığın
Bile bile oradaydım..
Zehirli gerçeğe inat
Yavan umutların kefesinde
Akşamında gecenin
Bekledim o durakta seni
Bekledim gelmedin..
Ölüm en sevdiğim türküdür
Bir sazın telleri gibi
Titreyip kapandığında kirpiklerim
Dönüşü olmayan yola girince
Ve savsaklayınca yolunu son nefesim
Mecburi umursamazlık
Hararet yakar alemi..
Toprağa yağmur,
Yaprağa damla düşer..
Hazan kokulu yazlarımda
Zemheriye döner gönlüm
Ne benim baharım olur
İlhan ERASLAN kardeşime
Bilirim şimdi sen,
Kara suratını kırka katlayıp
Yattın vuruk bir külüstürün altına
Sürükleyerek topal bacağını
Geldi bahar haydi açıl haydi Gül
Viran bahçe yeşerdi durma sen de Gül
Ne boynun bükülsün ne ömrün bitsin
Gül senin adın,tende gül canda Gül
Yüzüme bak alev bakışlım...
Korkmadan,
Kimselere aldırmadan,
Esirgemeden kendini,
Tutulmadan
Coşkunca akan sel gibi çağlayarak
Yorgundu yüreğim
Ve kaskatıydı gece
Farkında değildim.. Saymadım
Sensizliğin kaçıncı gecesiydi
Kaçıncı darbeydi yüreğime inen
Kaçıncı yıldız düştü ellerime
Elvan elvan çiçek açmış kardelenler
Nice karlı yolları aşıp
Selam vermek için güneşe
Çığ altında kalmış umut
Ve gül dalında donan hasrete
Pürtelaş soluk vermek için
Kaç kere açıldın kaç defa soldun
Kaç kere kökünden dalından oldun
Hüznün gökyüzüne merdiven ama
Kaç kere coşkuyla sevinçle doldun?
Gittin de olmadı döndün bakmadı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!