Hüzün zindanlarında yatar
Şu deli gönlüm biçare...
Ekmeğim hüzün,katığım hüzün...
Gülmeyi öğretemedim gözlerime
Kederler sırdaş oldu artık dizelerime.
Gençlik nerde...? uğrayamadım semtine sevdanın
Gel şiirim yoldaş ol,
Bu zifir gecede bana.
Kaç saat çeker bilmem?
Yare doğru yolculuk...
Ülfetim sözlerdedir,
İlhamım Huda'dandır.
Yaşamak diye bir şey varsa eğer,
Yağmurun ıslattığı kadar yaşarsın.
Yaşamak diye bir şey varsa eğer,
Güneşin ısıttığı kadar yaşarsın.
Sevdiğin kadar sevilirsin,
Bu dünyada bildiğin kadar bilinirsin.
Bir Temmuz gecesi yıldızlara bakıyorum
Yıldızlar bir başka parlıyor bu gece...
Göz kapaklarım ağırlaşmış seni bekliyorum
Dakikalar saatler....geçmek bilmiyor.
Ve bir ses, bir bebek sesi duydum...
Kalbim yerinden fırlayacak sandım
Bir ikindi vakti loş bir hastane koridorunda
volta atarken uykusuz bitkin...
Bir müjde geldi!
Aralanmış kapıdan...
"Bir kızın oldu dediler"
Sardık sarmaladık seni zelal'im
Söğütlü beldesinde küçük bir evde
Doğdun hayatımıza neşe kattın sen
Rabbimin emaneti Gözümün nuru
Biricik oğulcuğum Muhammed Ruşen
Ne çok özledim kıvır kıvır saçlarını
Karşıdan mağrur mağrur İstanbul bakar,
Sessizce selamlar seni ,denizin dalgalarıyla,
Sana bakan döner bir daha bakar Yalova…
Denizler prensesi ,bazen hırçın bazen usulca ,
Marmara ,mavi gelinliği ile nazlıca akar.
Gölgeler dolaşır,
Bu izbe şehirde
Dolaşır ağır sessiz.
Dolaşır,Kirli kaldırımları onlar...
Isınmaya çalışırlar,
Kartondan evlerinde.
Turabidin,Matiat,Midyat…
Taş konaklar nakış nakış ,işlenmiş.
Bu ne güzel Şehir,bu ne güzel tabiat…
Her nakışta ne anılar saklanmış,
Abbaralardan yankılanır kırlangıç sesleri,
Ah ne çabuk da geçti o altın yıllar
Hey gidi aylar,yıllar hey !
Ne günlerdi o su gibi akıp giden zaman.
Burnumda tütüyor şimdi, el aman!
O kirli kaldırımlar ,tozlu sokaklar…
Gelin bir masal dinleyin dostlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!