Her şey insan için,
Ve hayatta her şey mümkün…
Alır götürür seni,
Semadan arza,
Yediğin
Bir lokma elma…
Önce söz vardı,
Hayat durgun bir su.
Üfleyince ruhundan bir parçasını,
Tamamlandı her şeyin manası.
Sulh bozuldu,
Araya girince fitne,
Ölüm bir ihtimal mi?
Yoksa gerçeğin ta kendisi mi?
Taş düşünce durgun suya
Fikirler yayılır halka halka…
Ve bir göktaşı düştüğünde
Şehrin tam ortasına,
Anladım lineer bir doğru değilmiş hayat,
Doğru tek değil mi yoksa? Hey-hat…
Varlık ve yokluk iki hece,
Çözmeye çalıştığım bilmece.
Hayat ve ölüm…
Manası insan için “gül”üm.
Dağlarında sedir, ladin, göknar
Bağlarında üzüm, ayva, nar
Yaylalarında bin-bir pınar
Bir başkadır Toroslar…
Dört bir yanında dört mevsim
“Ant olsun ki,
İncire ve zeytine,
Ve gündüzden sonra gelen geceye,
Ve dürüldüğü zaman gökyüzüne,”
İnsan,
Bir damla su.
Geçilir sonsuzlukta her bir aralık,
En koyu ve yoğun anındayken karanlık…
Güneş doğdu birden,
Ve bir gonca açıldı bir anlık,
Âlem şahit oldu buna,
Şahit oldu buna bütün insanlık…
1-Bir
“Ey insan, kerim olan rabbine karşı seni nankör kılan nedir? ”
Ateş,Su,Toprak ve Hava
Açılır perdeler
ve açılır bütün pencereler
bir nokta evren olur
ve bir an saatlere döner.
yaşanırken her şey bir film şeridi gibi
en yoğun ve en koyu anında
Kah Toroslar’da bir Yörüğüm,
Kah Ege’de bir Efe.
Ben bir maceraperestim
Yolculuğum hiç bitmesin,
Yollar uzansın, Santa-Fe’ye…
İçimdeki duygular coşsun
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!