Günlerden bir gün
Bir Atlı Süvari
Son sürat, keyifle seyr'ederken
Bir çöl çiçeğini
Umursamadan ezer geçer
Çiçek ardından
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




"İlla" sözcüğü takıldı, şiiri okudukça...
Yani,
"Ezilmeden", üzülmeden olmuyor mu?
İlham,
Mağduriyetin tecellisi midir?
Hani "hayır" desem olmuyor,
Evet desem de...
Hayatın kendi planları vardır,
Bizim planlarımızla çatıştığında çıkar,
Hikayeler,
Romanlar,
Şiirler..................
Diyesim geldi, benim de...
Tebrikler Semiha Hanım...
bakıpta görmenin
görüpte farketmenin inceliği
tebriklerle
Çöl çiçeğine bir kaç satır için izninle Semiha Hanım,
*
Çölde çiçeğin varlığı dahi nevi şahsına münhasır hikâye.
Hikayesini / kıymetini gelir, geçer süvariden ziyade çölüne sormalı.
Zavallı kendini ayrık otu sanan çöl çiçeği.
Oysa sen mucizesin.
Ezber bozan varlığın, seni yok sanmalarına, yok saymalarına, fark edemeyişlerine, farkını kabul edemeyişlerine sebep.
Farkının farkına vardın mı, filmin / hikâyenin sonunda? Kendi hikâyeni yazacak kadar, değil mi, ne mutlu!..
Tibullıus'a son sözü bırakmalı.
Issız çölünde kendin için evren ol.
*
Kaynağı itibariyle de etkileyici ve düşündürücü şiire tebriklerim.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta