Tükenmez kalemden burnuna karanfil kokuyor yalnızlığın.
Karanlığın zifirinde yüreğinden bihaber ışıklar saçıyorsun dört bir yana.
Örtündüğün yorgan geceleri üstünden ayrılıyor, üşütüyor bedenini. Kendi çaresizliğine sarılıyorsun.
Saçların, dişlerin ve en kötüsü düşlerin zamanın ağına takılmış, Her sözün kursağında kalmış çaresizce sessizliğin.
Sense seni öldüren örümceğin kollarına sarılıyorsun. Dertlerini yığdığın tepelerden, rüzgarın kulağına fısıldıyorsun.
Kurduğun hangi hayalin peşindesin ? Yoksa hayal kurmaktan mı ibaretsin ?
Cebeci köprüsünün üstü
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.
Cebeci köprüsü yüksek
Devamını Oku
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.
Cebeci köprüsü yüksek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta