Bu toprakta,
bıçak bilemiş haritalar gece uyumaz;
bu nedenle güneş kanlı doğar.
Zeytin ağaçları
sorguya çekilir;
toprak, kime ait olduğunu
mezar taşlarından öğrenir.
Kardeşlik;
ilk taşı kimin atacağına bakmaktır,
aynı suya eğilip
ardını koklamaktır.
İhanet,
dil ucunda saklanan
en eski duadır.
Silahlar konuşur,
insanlar tercümandır.
Çocuklar,
hangi kurşunun
hangi bayrağa ait olduğunu büyüklerden iyi bilir.
Kan,
bu coğrafyada delil değil,
yakıttır.
Ateşi harlayan da
söndüren de
aynı eldir.
Efendi değişir,
boyun eğme baki kalır.
Halklar,
duvar ile kurşun arasına sıkışmış
bir nefestir
Ne haykırır
ne susar;
sadece tükenir.
Ortadoğu,
bir coğrafya değildir artık;
üstü açık
bir toplu mezardır.
İyisi kötüsüyle bir arada çürür.
Salim Diyap
Salim DiyapKayıt Tarihi : 9.1.2026 15:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!