Bilmediğim bir aydınlık vardı göklerde
Hatırladın mı ey füsunfeza?
O mor bakışlı günlerde
Gökten bir yıldız seçecektik
Ve ikimiz de aynı anda onu seyredecektik
Fundalarla çevrili patikalarda yürüyecektik
Umduğumuz istikbalin hülyaları gözlerimizde
Yalnız o gelecekte yaşadık ve ömrümüzü içtik
Ormanın son ağacında görüşecektik
Buluşacaktık o Ekim güzünde
Görüşecektik o sarışın mevsimde
Öpüşecektik o karaşın günlerde
Ormanın son ağacında
Ömrümün son çağında
Bedenimin son yazında
Gözlerindeki yağmurlu yeşil denize daldığımda
Buluşacaktık orada, ormanın son ağacında
Aşk soluklarımızla ruhlarımızdaki gölgeler
Dağılıp gitmiş ve bizi terk etmişti
İçimden yükselen esrarlı alevler
Ağaçlardan tatlı mırıltılar gelmişti
Geceleyin bahçeden rayihalar yükselir
Baharda leylak, yazları akasya
Ve hazanda kurumuş yaprak kokuları gelirdi
Gözler kapanınca görünmeyen bir orkestra
Kayık aheste geçer suya sinmiş hayallerden
Gecenin saçlarını tarayan nilüferler
Kıyılarla sevişen salkım söğütler
Ve suya sarkan dalların arasından süzülürken
Umut yeşili gözlerini kapadı
O küstahça sükûnet heryeri sardı
Hani önce ben gidecektim?
Hani önce ben ölecektim?
Bembeyaz elbiseler giymiştin
Ayışığında dırahşan bir Salambo
Kuğunun son şarkısını söyledin
Ve kayıkta veda ettin
Kumral saçlarında glayöller
Keşke rüya olsaydı bu hazin gidişin
Kayık kıyıya yanaştı
Yüzün balmumu gibiydi sanki ölmemiştin
O güzel yüzüne ölüm bile yakışmıştı
Gözlerin açık, dudakların aralıktı
Gözpınarlarından damlalar akmıştı
Benliğimi duymuyorum artık
Çepçevre bir sonsuzluk beni sarmıştı
O canfeza yeşil denizler,
O yosun gözler bana takılı kalmıştı
Bembeyaz elbisenle kucağıma aldım
Hala sıcak ve canlı dudaklarında -
seni son kez yaşadım
Ölüydün ama hala ağlıyordun
Seni gömemezdim,
Toprağa veremezdim
Kolların boynumda kilitli kalmıştı
Yine evimize gittik, seni yatağımıza yatırdım
O yeşil ummanları görmek için gözlerini kapatmadım
Hala gözlerinden yaşlar süzülüyordu
Yanına yattım ve sarıldım, sabah olmuştu
Ne yazık ki hala ağlıyordun, gözlerin yaşlarla dopdoluydu
Anladım ki sözümü tutmak zorunlu
Toprağın hakkını vermek lüzumlu
Seni toprağa verecektim, toprak seni istiyordu
Baktım son kez sana, gözyaşların durmuştu
O bembeyaz elbiseni bedenine doladım
Gözyaşlarımla kucaklayıp kefen saydım
Ormanın son ağacının altına gömdüm saçındaki çiçeklerle
Her gelişimde kabrini gözyaşlarımla suladım
Mezarında unutmabeni ve zambaklar yükseldi
Makberin latif çiçeklerle bezendi
O güzelim yeşil gözleri kapatmaya kıyamadım
Gözlerin açık gömdüm seni,
Başka türlü yapamadım
Ormanın son ağacında yaşadık
Ormanın son ağacında ağladık
Ormanın son ağacında öldük ve uzandık
Ormanın son ağacından kanat çırptık mâverâya
Öteler ötesine ve ölümün öldüğü âleme yaklaştık
Sonsuzluğun revakında yan yanayız hep sevgili
Artık hüsran ve hicran yok, haber verdi en sevgili
Gültekin Avcı
İzmir, 1995
Gültekin Avcı
Kayıt Tarihi : 21.7.2025 14:04:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!