Orman!
Göğsümde plastik çizmeler içi kirli ayaklar geziniyor.
Yorgun işçi konuşmaları duyuyorum ve kibrit sesleri,
çöpleri gözlerimde toplanıyor, elleri çamur sıvalı umursamazların.
Başımı kaldırıp da, “dallarıma sarmayın urganları, böceklerim ağrıyor” diyemiyorum.
Diyemiyorum ki, tekerlerkleriniz, motorlu testereleriniz, öğlen yemeğinde içtiğiniz meyve suyu beni öldürüyor.”.
Sırtımda solucan yolları, kertenkeleler, ölü kelebekler,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta