Sırtıma çöreklenmiş; yolun ağıdı ve yolun acısı.
Ayaklarımda beklemenin yüzü somurtuyor, vedaya karşı.
Resmi bir yolda karşılanıyor akşamın uğultusu;
Yüzümle savaş halinde aynalar,
"Ben" olmanın ağırlığı altında ezilen utanç çiçeklerini koklayarak.
An gelir...
Yollar döner, yıllar yolcudur ve garipliktir.
Gözlerin ve gecenin selasıdır, döndüğün günün akşamı.
Kıyamete döner yüzümün sabahları.
Bir daha kırılmaz kalbim; çünkü yollar döndü, yıllar yolcu.
Son mektuptur bastonum ve tabutum.
Kendi yolumda giderken karşılaştım gurbetle.
Döngü nefesini senden alır, tekrar sana tabi olur.
Senin kedin benim yüzümde dolanır,
Kuşların yüzüme konar, ellerin yüzümden uçar.
Yüzüme dökülür, masmavi düşler içinde bembeyaz saçların.
Yüzüm taşımaz, gücüme gider yollar.
Zamanla yola çıkacağım;
Yola dönük yüzümün üstünden, zaman akıp giderken.
Kayıt Tarihi : 18.12.2025 02:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!