Sonra ressam...
sonra çiz beni.
şimdi bu karanlıkta göremezsin gözlerimi...
sonra ressam...
sonra çiz beni.
yüzümün çizgileri kurak toprağa benzer...
Susar...efkarı yüzüne vuran kadın...
susar...ayışığı gözleriyle...
karanlığa karışırken son sözü ayrılığın,
birden bir nehir oldu
kızıl gündoğumlarına akan.
konuştu kadın...
Elleri kocaman...
görseniz sanki ressam çizmiş ellerini...
o zayıf bedeninde, zincirler arasında o kadar büyük duruyorki elleri.
tarlaları elleriyle sürmüşçesine nasırlı,dünyayı taşıyor gibi büyük,
bir bebeğin yüzünü incitmeden sevecek kadar narin...
hey çocuklar! ! !
bir gökyüzü düşleyin bütün maviliğiyle,
birde gökkuşağı...
renklerin arasında memleketim,
nazımın memleketi,
yada nazımca memleket...
gözlerine
her dilde baktım...
her dilde gözlerini yazdım.
ve
her bakışta koşmak istedim,
deliler gibi...
Yıkılır gider bakışlarım susuz topraklarda,
Rüzgara yenik çatlak dudaklarım ve biraz ıslık
Seni bana çağırır…
Duymazsın ıslığı
Derin, acı, sessiz
iki göz arası hayat gibi bakan,
ateşi suya, toprağı bedene veren,
elleri deprem gibi titreyen, elleri güçlü,
okuyan, yazan, yazılan,
sakalları kirli,
düşünceleri temiz,
Şimdi o günbatımı kızıl saçlarını,
karanlığamı bırakıyorsun...
şiir gibi geldin, şiir gibi gidiyormusun...
ama gitme...
satıraralarında yanlız bırakma beni...
şimdi ben...
umut gülüşlü bir kasabada olmalıydım...
akordiyonuyla ederlezi çalmalıydı Goran Bregoviç
kırmızılar içinde esmer bir çingene kadın dans etmeliydi...geniş eteği ile...
içimdeki bütün hücreleri yakabilmeliydim ona baktıkça...
1
şiirler biriktiriyorum hala sana
satır araları gözyaşlarım
ne olur tutabilseydim tekrar ellerini
gözyaşlarımın olmadığı satır aralarında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!