Yüzündeki gülüşü, içindeki samimiyetin bütününü yansıtıyor gibiydi. Gözlerinde, bir dağı eritecek bir güç saklıyordu sanki. Yüreğindeki sevgiyi uzaktan bile hissettirebiliyor, her yere itinayla sevgiler ekiyordu.
Bu özelliklerin ona sunulmuş bir nimet olduğunu düşünmedim değildi;ama onda, benim tam olarak anlayamadığım, yalnızca ona hep güzellikler kondurmama sebep olan bir şeyler vardı.
Bir gün dahi onu görmediğimde içimi huzursuz eden bir ruh hâli kaplar, hayata karşı kayıtsızlaşmam hep onun eseri olurdu. Yanındayken hızla geçen zamanı durduramaz, ondan hiç ayrılmak istemezdim. Sanki onunlayken hayata yeniden başlar, içime tarifsiz bir yaşama sevinci dolardı.
Geceleri, onun olduğu rüyalar başrolü oynar; beni bir türlü uyku tutmazdı. Gündüzleri melankolik bir hâlde onunla ilgili hayaller kurar, gereksiz yere hüzünlenir ve ağlardım.
Nice sonra anladım; onun adı aşktı.
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta