Can sıkıntıma;
kekeleyen bir gülümseme ekleyip,
çelik bir tel gibi geriyorum kendimi.
Hele zili olmayan şu kapım var ya!
İyiden iyiye katılaştırıyor, taş kesiyor bedenimi.
Hiçbir manayı cezp etmeyen penceremden,
ağır, ağır kül rengi bir yalnızlık doluyor,
Âlâyiş-i dünyâdan el çekmege niyyet var
Yakında adem dirler bir şehre azîmet var
Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânım
Ârâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var
Devamını Oku
Yakında adem dirler bir şehre azîmet var
Uçdı bu fezâlardan mürg-ı dil-i nâlânım
Ârâm idemez oldum efkâr-ı seyâhat var




Nasıl bir iç çeksem de kanayan,
bu hayvan yaram iyileşse.
Alnımda koyulaştıkça bu üç çizgi!
Ve çaresizliğim girince bu sessizliğin koynuna!
Sanki bir ölümün önsezisi;
olmayan zilimi yokluyor kapıda.
Baskın yemeye uygun her halden.
Asık, sarı suratıma; -“Ben geldim” diyecek…
-“Ben geldim kötü şair, yazma artık bırak ”diyecek…
Mükemmel bir anlatım kelime bulamıyorum söyleyecek....
Kaleminize sağlık
Süresi hiç dolmayacak mahkûmiyeti içeren yaşamlar uzak dursun gönüllerden. Tebrikler. Sevgiler
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta